[if IE]>

Vural gazetecilerle kartopu oynadı.

Meclis’te gazetecilerle kartopu oynayan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Ben olsam, buraya bir Fransız kardan adamı yaparım, Sarkozy’de yaparız.”

Meclis’te gazetecilerle kartopu oynayan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Ben olsam, buraya bir Fransız kardan adamı yaparım, Sarkozy’nin de kardam adamını yaparız. Ondan sonra kartopu ile dolayısıyla devletimiz büyük bir tepki koymuş olur. Her gelen bir top atar. Dolayısıyla ‘oo bravo’ falan diye. Sizler de bunları haber yaparsanız, ‘büyük bir tepki’, ‘Fransa kardan adamını topa tuttular’, ‘tokat gibi olmadı ama kartopu ile perişan ettik onları’ diyerek bunu da milletimize haber olarak verebilirsiniz” dedi.

MHP’li Vural, Meclis’te cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Vural, Başbakanlığa Fransa’dan uçak alımı ile ilgili soru üzerine, “Bir taraftan atıp tutuyorlar, bir taraftan bu Fransa düşkünlüğü… Ayrıca biliyorsunuz bu elektronik çipler de Fransa şirketinden alınmış. Sayın Başbakan, bu tavrıyla millete Fransız kalmış bence. Fransız bir tavır takınmış” dedi.

Bir basın mensubunun, “Ne yapılabilirdi, iptal edilebilir miydi? ‘Almıyoruz arkadaş’ diyebilirler miydi?” yönündeki sorusu üzerine Vural, “Niye denmesin. Bu milletin onuru ve şerefi varsa, bu onuru ve şerefi korumak noktasında başbakandan bir tepki konulmasını istemek zannederim fazla bir şey teşkil etmez. Anlamlı bir tepki konulmasında fayda vardı tabi” dedi.

“TAYYİP ERDOĞAN TABLDOTU”

Vural, daha önce düzenlediği basın toplantısında, Fransa’ya yönelik yaptırımların ‘fos çıktığını ve Fransa’yı caydırmadığını’ söylediğini hatırlatarak, “28 Aralık’ta Güney Akım projesinde Putin’le anlaşma imzaladıklarında yüzde 15 Fransa’nın ortak olduğu bir proje konusunda bekleyemezler miydi bunlar? Bunları hep soruyoruz ama mikrofonları uzatıyorsunuz, yıpranıyorsunuz, yazıyorsunuz ama Türkiye tabldot yemeye devam ediyor. Bu AKP tabldotu, Tayyip Erdoğan tabldotu hep bize yedirilmeye çalışılıyor” dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın bugün Fransız şirket temsilcileriyle bir toplantı yaptığının belirtilmesi üzerine ise Vural, “Türk mallarına boykotu mu şey yapacaklar acaba Fransız şirketiyle” dedi.

“KARDAN ADAM YAPILSIN, DEVLET BÜYÜK BİR TEPKİ KOYMUŞ OLUR”

Vural, Fransa’ya tepki göstermek için de esprili bir öneri getirerek, “Ben olsam, buraya bir Fransız kardan adamı yaparım, Sarkozy’nin de yaparız. Ondan sonra kartopu ile dolayısıyla devletimiz büyük bir tepki koymuş olur. Her gelen bir top atar. Dolayısıyla ‘oo bravo’ falan diye. Sizler de bunları haber yaparsanız, ‘büyük bir tepki’, ‘Fransa kardan adamını topa tuttular’, ‘tokat gibi olmadı ama kartopu ile perişan ettik onları’ diyerek bunu da milletimize haber olarak verebilirsiniz. Sözüm sizlere değil arkadaşlarım, anlayana. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Ben bu soruları sormaya devam edeceğim” dedi.

MUHABİRLERLE KARTOPU SAVAŞI

Öte yandan Vural, Cuma namazı çıkışında gazetecilere doğru gelirken, bazı basın mensuplarının kartopu atışlarıyla karşılaştı. Vural, “Söylediklerimizi vermiyorsunuz zaten, bir de kartopuna tutuyorsunuz” dedi. Açıklamalarının ardından basın mensupları ile bir süre kartopu oynayan Vural, zaman zaman da isabet aldı


Milliyetçilik fikrini mahkum etmek isteyenler, ülkücülüğün sembol isimlerini de istismar etmekten çekinmiyorlar

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, dünkü grup toplantısında Başbakan Erdoğan’ın idame dilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu ile ilgili açıklamalarına da tepki gösterdi. Vural, ülkücülüğü, milliyetçiliği bilmeyen, bunlardan nasibini almamış bir zihniyetin, ülkücü hareketin kıymetli dava adamlarını istismar etme konusunda hiç çekinmediğini belirten Vural, “Dün kalkmış Mustafa Pehlivanoğlu’ndan bahsediyor. Sen kim Mustafa Pehlivanoğlu kim” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın “Mustafa Pehlivanoğlu’nun ‘Bir yanlışlık sonucu ölümüme karar vererek idam edenler Allah’tan bulsunlar’ dediği o kişiler 32 yıl sonra yargının karşısına çıkıyor” dediğini belirten Vural, şunları kaydetti: ”Ülkücü davanın uğruna şehit olmuş, haksız yere idam edilmiş, kurşun sıkılmış insanlarımızı sıkılmadan istismar yoluna gidiyor. Evet, Mustafa Pehlivanoğlu, ‘Bize bunu reva görenler Allah’ından bulsun’ sadece demiyor, aynı zamanda diyor ki, ‘Hiçbir zaman unutmayın ki, Mustafalar ölür fakat milliyetçilik fikri ve mücadelesi ölmez. Yaşasın yolunda kellemi verdiğim Türk milliyetçiliği. Bizim zaferimiz yakındır. Her zaman Cenab-ı Allah’a inanlarındır zafer’ diyor. Bugünkü zihniyet onun bedenini haksız yere canını aldı ama, imanını, ülküsünü almadı. O iman ve ülküyle gitti. O zaman da bizim fikrimizi mahkum etmek isteyen zihniyetler de, bugün Recep Tayyip Erdoğan gibi, Hüseyin Çelik gibi, Bülent Arınç gibi, Ömer Çelik gibi insanlar bugün milliyetçilik fikrini mahkum etmek isteyen bir siyaseti sürdürüyorlar. Ülkücülüğü bilmeyen zihniyet MHP’nin kıymetlerini, ülkücünün değerlerini istismar ediyor”


Sözde Ermeni Soykırımı İddiasını Ulusal Meclisinde kabul eden Fransa’yı caydırmak için bugüne kadar hangi yaptırımı uyguladın?

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Fransa Senatosu’nda kabul edilen soykırım yasasının ardından hükümetin politikasını eleştirdi. 21 Aralık’ta Fransa Ulusal Meclisi’nde karar alındıktan sonra hükümetin bir dizi yaptırım açıkladığını belirten Vural, “Elimizi vicdanımıza koyalım. Yok mu hükümete soru soracak yürekli insanlar. Yok mu soracak birisi, ‘ya bu kadar tedbir aldık’ dediniz de Allah’ınızı severseniz neye yaradı bu tedbirler ey hükümet. Aklını başına al. 21 Aralıktan 24 Ocak’a kadar aldığın tedbirlerin hiçbirisi etki etmemişse o zaman gaz almak için mi bu yaptırımları uyguluyoruz, diye sorulmadı mı? Bu palyatif yaptırımlarla caydıramazsın dediğimiz zaman neden acaba bu hükümete soru sormuyor?” diye konuştu.

Vural, 21 Aralık’taki kabul kararının ardından gazetelerde ‘tokat gibi sekiz uyarı’ şeklinde çıkan haberleri göstererek, şunları söyledi:

 ”Öyle bir tokat atmışlar ki, o tokatla senatodan geçmiş. Ne tokadından bahsediyorsunuz ya. Kim kimi kandırıyor ya. Tokada bakın ya. Attığınız tokat buysa, şimdi Fransa diyecek ki, ‘öbür yüzüme de at, senin tokadın buysa’. El insaf ya. Tokat attınız de ey Başbakan, bu nasıl tokat? Demek ki sen tokat atmasını bilmiyorsun, tokatlanıyoruz. Aynı gemideyiz. Biz MHP olarak bunu soruyoruz; ey hükümet niye caydıramadın ya? Hani bu kadar tedbir almıştın. ‘Tokat vurdum, şunu yaptım bunu yaptım.’ Türkiye Cumhuriyeti tokat vuruyorsa adam gibi tokadını vurur da yerinden kalkamaz. Bunları tokat diye sunuyorsunuz.”

MHP’li Vural Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Fransa Senatosu’nda kabul edilen yasa ile, Fransa’nın kendi eliyle tarihine kara bir leke çaldığını ileri süren Vural bunun ibretlik bir durum olduğunu söyledi. Fransa Ulusal Meclisi’nde söz konusu kanun kabul edildiği 21 Aralık 2011 tarihi ile Fransa Senatosu’nda onaylandığı 24 Ocak 2012 tarihleri arasında “caydırıcı” hiçbir tedbir alınmadığını ileri süren Vural şunları söyledi:

“Alınan tedbirler ne işe yaradı. Bu tedbirlerin hiçbiri etki etmemişse bunları gaz almak için mi aldınız. Bu palyatif yaptırımlarla caydıramazsınız dediğimizde neden bu hükümete sorulmuyor. Gaz almak için mi bu tedbirleri aldınız. Tokat gibi 8 uyarı denildi. Öyle bir tokat atılmış ki o tokat Senato’dan geçmiş. Ne tokadından bahsediyorsunuz. Kim kimi kandırıyor. Gemiler her geldiğinde izin alacakmış. Tokada bakın. Eğer attığınız tokat buysa Fransa dönecek öbür yüzüme de at diyecek. Senin tokadın buysa diyecek. El insaf. Tokat attınız da ey Başbakan bu nasıl tokat. Sen tokat atmayı bilmiyorsun, tokatlanıyoruz.”

“TEDBİRLER FOS ÇIKTI”-

Hükümete 21 Aralık-24 Ocak arasında ne yaptığının sorulması gerektiğini söyleyen Vural, “Hani Türkiye Cumhuriyeti devleti dünya devleti olmuştu? One minute denilince kaçışıyorlardı. Kükreyen aslan ne oldu” diye sordu. Vural, alınan tedbirlerin fos çıktığını, fasa fiso olduğunu söyledi. Ekonomi bakanlarının ekonomik yaptırım uygulanamayacağıyla ilgili sözlerini hükümetin elini zayıflattığını savunan Vural, Güney Akım Projesi’ne takoz konulması gerektiğini söyledi.

Fransa’ya karşı üç etapta yaptırımların uygulanacağı yönündeki açıklamaları hatırlatan Vural, 2. 3. etapların nerede olduğunu sordu, “Salla babam salla” diye tepki gösterdi.

“ARINÇ, FRANSA’DA NİYE SOYKIRIM YOK’ DEMEDİ?”

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da Fransa’ya gittiğini ve orada, ‘Erdoğan soykırım yok derse ne yapacaklar?’ yönünde bir açıklama yaptığını belirten Vural, “Sen orada niye ‘soykırım yok’ demiyorsun, diyemiyorsun. Orada bir sürü şeyler anlatıyor, Çık orada de ki; ‘soykırım bir yalandır’. Bunu demiyor, ‘ Erdoğan soykırım yoktur derse ne yapacaksınız?’ diyor. Çık yüreklice söyle. Sergi açılışına gitmiş orada. Avrupa Konseyi’ne AA’nın fotoğraf sergisini açmak için gitmiş. Hani görüşmelerde bulunmak için gitmişti. Fotoğraf sanatçılarıyla mı? Madem eline fırsat geçti, ‘Ermeni soykırımı yoktur’ de. Ama bunları söyleyemiyor” diye konuştu.

“BİZİ 60 SENATÖR MÜ KURTARACAK?”

Vural, basın mensuplarının Fransa’daki yasanın Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi için 60 Fransız Parlamenterin bulunup bulunmayacağı yönündeki düşüncesinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Bilemiyorum. Bir başkasının alacağı karara değil Türk milletine güveniyorum. 60 senatör mü kurtaracak bizi. Yani her şeyimizi 60 senatöre mi bağladık. Niye caydıramadınız ben bunun hesabını soruyorum. Ben hükümetimden ne yaptığını, neden caydıramadığını sorguluyorum. Benim medetim buradaki iradeden. Bu milletin iradesinden beklentim var.”

Bir MHP’linin Fransa’da ‘soykırım yoktur’ ifadesini kullanıp kullanmayacağının sorulması üzerine ise Vural, “Arınç, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin temsilcisidir. Herhalde AK Parti hükümetinin değil. Hükümetin ‘soykırım yoktur’ diye bir iradesi varsa bunu istemek herhalde siyasal bir tercihte bulunmak değildir. Biz her yerde çekinmeden bunu söyleriz” diye konuştu.


Arınç, Dink istismarcılığı yaparken Türk bayrağını suç örgütünün delili olarak gösteriyor!

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural gündemdeki konularla ilgili Meclis’te Türk bayrağıyla basın toplantısı düzenledi. Vural, Başbakan Yardımcısı Arınç’ın Dink cinayetiyle ilgili mahkeme kararı sonrası, Ogün Samast’ın Türk bayrağı önündeki fotoğrafıyla ilgili, “O fotoğraf bile başlı başına bir örgüt olduğunu gösteriyor” yönündeki sözlerini anımsattı. Bu açıklamanın Türk bayrağını suç unsuru olarak gören bir zihniyeti yansıttığını ileri süren Vural, tüylerinin diken diken olduğunu söyledi.

Arınç’ın açıklaması ile “Türk bayrağını ve polisi bir suç örgütünün delili” olarak gösterdiğini ileri süren Vural, konuştuğu kürsünün önüne astırdığı Türk bayrağını göstererek, “Gördünüz mü, bu da getirdi bayrağı. Onlar da suç örgütünün elemanları diye gösterebilirler” dedi. “Türk bayrağını suç, örgüt delili olarak göstermek Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yakışır” diyen Vural, “Dink cinayeti üzerinden Türk bayrağına hakaret etme kampanyası yürütücülüğüne soyunmuş, Hrant Dink istismarcısı, rantçısı” diye tepki gösterdi.

-”MUHALEFETİN SESİNİ KISMAK İÇİN MECLİS’TE DARBE YAPILMAK İSTENİYOR”-

AKP Grup Başkanvekillerinin imzasıyla getirilen Meclis içtüzük değişikliğini eleştiren Vural, Meclis Başkanı Başkanlığında içtüzük değişikliği noktasında mutabakata vardıkları konuları içeren metni gösterdi. “Bu mutabakatın anlamı ne o zaman” diye soran Vural, “Meclis’te muhalefetin sesini kısmak için darbe yapmak istiyor. Bunların 12 Eylül Kenan Evren zihniyetinden farkları nedir? Darbeci bunlar. Milli egemenlikte hukukun üstünlüğü yerine kendi üstünlüklerini egemen kılmak için hukuku araç haline dönüştürüyorlar. Evren’in anayasayı ilga etmesiyle birlikte Tayyip Erdoğan’ın, AKP’nin anayasayı yok sayan kanunu geçirmek istemesi arasında zihniyet olarak fark var mı? Bunlar aynı yoldan gelmiş. İkisi de darbeci zihniyet. Muhalefeti yok sayıyorlar” dedi.

-19 MAYIS İÇİN “HODRİ MEYDAN”-

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 19 Mayıs törenleriyle ilgili yönergenin kendilerinden önce yapıldığı açıklamasını eleştiren Vural, kısıtlama yönergesinin bu iktidar zamanında yapıldığını açıkladı. Yönerge denilen düzenlemenin bir genelge olduğunu ve AKP iktidarı döneminde çıkarıldığını savunan Vural, “Kılavuzunu değiştir” çağrısı yaptı. Çıkartılan yönergenin 19 Mayıs’ı halktan kopartmaya dönük bir yönerge olduğunu ileri süren Vural, “Cesaret edip ‘biz yaptık’ deyin” dedi. Başbakan’a çağrıda bulunan Vural, “Gerçekten bir vatan sevgisi söz konusuysa Başbakan, Milli Eğitim Bakanına talimat versin. 19 Mayıs törenlerinin halkla birlikte coşkulu şekilde kutlanması için hangi muhtevada yapılmasını istiyorsanız o muhtevada yapılmasını temin edin. Hodri Meydan” dedi.

-İNSANLIĞI KIRIMA UĞRATIYORLAR-

MHP’li Vural, Fransa Senatosu gündemindeki Ermeni soykırımını inkarı cezalandıran kanunla ilgili soru üzerine şunları söyledi:

“Umarım bir yanlıştan dönülür. Batı demokrasi insan haklarına atfedilir. Ama materyalizm, menfaatçiliğe girmiş bir zihniyet bir kanunla tarihimizi sorguluyor. Menfaatleri gereği bunları yapıyorlar ama bu kararla insanlığı öldürüyorlar. Asıl yaptıkları şey insanlığı öldürmek, insanlığı kırıma uğratmak. Bu konuda Türkiye iktidar muhalefeti ile dimdik ayaktayız. İnşallah Senatodan geçmez. Geçerse palyatif yaptırımlar yerine ciddi yaptırımlarla irade ortaya konulup dünya nezdinde mahkum ettirecek adımlar atılmalı” dedi.

 


Cumhurbaşkanlığı süresini AKP’nin içindeki koalisyon belirleyemez, milletimiz 5 yıl olarak kararını vermiştir!

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AKP’deki “polit büronun” hazırladığı “çatlak ve çatışmaları örtbas etmek amacıyla TBMM’yi alet ettiği” kanunu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veto etmesi gerektiğini söyledi. “Sayın Cumhurbaşkanının dik durması ve bu kanunu veto etmesi gerekiyor” diyen Vural, “Daha kendisine gönderilmemiş bir kanun için, Anayasa Mahkemesi adresini vermesi de, beraber hazırladıklarını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Vural, Cumhurbaşkanı seçim Kanunu’nun “AKP içindeki pazarlıklar” sonucunda dün “Çatlak ve çatışmaları örtmek amacıyla” çıkarıldığını ileri sürdü. “Cumhurbaşkanlığı AKP’nin iç meselesi değildir” diyen Vural, “TBMM’yi buna alet etmeleri ve Cumhurbaşkanlığı makamını siyasileştirmeleri” kabul edilebilecek bir şey olmadığını söyledi. Vural şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı görevi hukuksuz işgal durumuna düşürülmüştür. Cumhurbaşkanının yapması gereken yasayı veto etmektir. Zira Cumhurbaşkanı hiçbir güç karşısında boyun eğmemelidir. Tehditler, şantajlar ve pazarlıklar karşısında dik durmalıdır. Şike ve milletvekili maaşları konusunda Cumhurbaşkanı nasıl bir tavır takındıysa, bu yasada da aynı tavrı devam ettirmelidir. Kamuoyunda tartışılan, Anayasada olmayan bir konuya kılıf hazırlanmıştır ve kamu vicdanı rahatsızdır. Sayın Cumhurbaşkanı 5 yıllığına seçilmiştir. 19 milyon vatandaş bunun için oy vermiştir. Cumhurbaşkanı AKP’nin değil, milletin Cumhurbaşkanıdır. Bunu yapmak millet iradesine saygısızlıktır. Sayın Cumhurbaşkanını millet iradesine saygılı olmaya davet ediyoruz. Peşinen kabul etmiş gibi açıklama yapması yanlıştır. Bunu yapması Cumhurbaşkanlığı makamını tartışmalı hale getirmiştir.”

 -MİLLET İRADESİ-

Milletin yüzde 68,95 buna “evet” dediğini hatırlatan Vural, “5+5 olacak, halk seçecek dediniz. Anayasanın hiç mi hükmü yok? 21 Ekim 2007 tarihinde bu millet neyi onayladı? Millet iradesi karşısında, dün 336 milletvekilinden 224′ünün kabul ettiği kanunu mu onaylayacaksınız” diyerek bunun yapılmasının Cumhurbaşkanlığı makamının tartışmalı hale getireceğini de dikkat çekti. Vural şunları söyledi: “Eğri minareyi, iple düzeltemeye çalışıyorlar. Burhan Kuzu’nun ipiyle hiç düzelmez. (Anayasa eğri yapmışız, düzeltiyoruz) yok öyle bir şey. Ayrıca Anayasayı siyasete uyduramazsınız. Sayın Cumhurbaşkanı da Aksaray’dan (Ana muhalefet Anayasa Mahkemesi’ne gidebilir) açıklaması yapıyor. Daha kendisine gönderilmemiş bir kanun için. İnsan bir inceletir, hukukçulara sorar. Peşinen kabul ediyor gibi. Beraber hazırlamışlar bu da onun delili. Dik duracaksın, biz senden bunu bekliyoruz. (Ben AKP’nin değil, milletin Cumhurbaşkanıyım) diyeceksin. 31 Mayıs 2007′de kabul edilen neydi 11.Cumhurbaşkanı diyordu. Sende seçildiğinde 5 yıllığına seçildiğini biliyordun. KPSS’de sormuşlardı görev süresini, ÖSYM biliyor, Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu bilmiyor. Anayasa Komisyonu Başkanlığını emir komuta ile yapamazsın. Kuzu,kuzu bu işler yapılmaz. 5 günlük süreyi 10 güne çıkarılması önergesini Anayasa aykırı olduğu iddiasıyla kabul etmiyorsun, ama Anayasayı kanunla değiştirmeye çalışıyorsun. Sayın Kuzu, en iyisi tekrar hukuk fakültesine girsin. Öğrencilere önerdiği yumurtaları kendi yerse daha iyi eder.”


Üçüncü yargı paketi bölücü terör örgütü üyelerinin cezalarını hafifletmeyi amaçlıyor

TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in açıkladığı yargı reformunu değerlendirdi. Yargı tartışmalarındaki en önemli hususun tarafsız ve bağımsız yargı olduğunu ifade eden Vural, “Yargıyı hızlandırsanız ne olacak? Bağımsız ve tarafsız yargı yoksa hızlandırılmış yargı yoluyla adalet mi dağıtacaksınız. Hak ve hakikati mi belirleyeceksiniz. Bugün üzerinde en çok durulması gereken konu yürütmenin baskısı altında olan savcı ve yargıçların bağımsız tarafsız hareket etmesini sağlayacak ortamın oluşturulmasıdır ‘Yargıçlar ve hakimler, yer değiştirme, görevden alınma tehdidi altındadır” dedi.

 ”Yargı reformunun cücüğü nedir” diye soran Vural, “Yargı reformunun cücüğü, terör örgütüne üye olanların cezasını affetmek, hafifletmektir” dedi. Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyenlerin cezası, TMK kapsamına giren suçlarda erteleme gibi düzenlemeleri hatırlatan Vural şunları söyledi:

“Kime müjde veriyorsun. Bu tamamiyle PKK terör örgütünün, Öcalan’ın BDP’nin istekleri doğrultusunda yapılmaktadır. Kirli pis pazarlıklar yürütülmeye devam ediyor. Terörle mücadelenin bu kadar yoğun uygulandığı ortamda terörle mücadeleyi zayıflatacak, terör örgütünü daha fazla insanın bu amaçlar doğrultusunda hizmet etmesini sağlayacak hukuk labirentleri oluşturulmakta.”

Bu düzenlemeleri talep eden BDP’nin açıklamalarını hatırlatan Vural, “Ortaya konulan girişim doğrudan doğruya terör suçları bakımından terör örgütüne bir manevra alanı bırakmaya yöneliktir” dedi. Vural, yargı sürecindeki bu değişikliklerin terör örgütünün faaliyetlerinin, destekçilerinin artmasını temin edecek girişimden öteye anlam taşımayacağını, bundan sonra affa kadar gelişebilecek bir süreç de yaşanabileceğini savundu.


İktidar, milli olan her şeye karşı

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen MHP Grup Başkan vekili Oktay Vural, Milli Eğitim Bakanlığının 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenleri ile ilgili genelgesiyle ilgili olarak, ”Kafalarını takmışlar milli bayramlara. Nerede ‘milli’ varsa kafayı takmışlar. ‘Milli’ olan her şeyle bir dertleri var. İnsanın kanına dokunuyor. Hasmane bir tutumla bu değerleri boşaltmak için her şeyi yapıyorlar” diye konuştu. 19 Mayıs törenleriyle ilgili Cumhurbaşkanlığından, törenlerin ithaf edilenlerce kutlanmasının amaçlandığı yönündeki açıklamayı hatırlatan Vural, “”Açıklamada, milli bayramlar için ‘ithaf edilen kitlelerce’ ifadesi kullanılıyor 19 Mayıs kime ithaf edilmiştir? Millete ithaf edilmemiş midir? 23 Nisan Milli Egemenlik Bayramı millete ithaf edilmedi mi? Milli egemenliği milletle kutlamayacağız da ne yapacağız? Sanki TCDD Genel Müdürlüğü, THY, EBK Kurumu kuruluş yıldönümü gibi. Böyle bir zihniyet olur mu” dedi. Cumhuriyetin oluşturduğu tüm unsurların yok sayılmaya çalışıldığını ileri süren Vural, AKP’nin attığı tüm adımların Cumhuriyetin kuruluşunda yürütülen mücadele ve bu coğrafyayı vatan bırakan mücadelenin anlamsızlaştırılmak için yapıldığını ileri sürdü. Vural, 19 Mayıs milli bayramlarıyla ilgili tartışmanın amaç ve hedefinin Cumhuriyetin dayandığı mücadele ve kuruluş felsefesini ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu savundu.

Vural: Cumhuriyetin oluşturduğu bütün unsurlar yok sayılıyor. Erzurum Kongresi’nin 2003′teki yıl dönümünde Recep Tayyip Erdoğan, kongrenin düzenlendiği salonda, kongrenin aldığı kararların hilafına olan 7. uyum paketini imzalamıştı. 18 Mayıs 2003 tarihinde de Başbakan Erdoğan, Samsun’da, ‘Çılgın Karadeniz’de bir kaptan vardı, bir de komutan. Aydınlık yarınlara da kaptanıyla, komutanıyla yürüyeceğiz. Tayfası olarak da milletle birlikte yürüyeceğiz’ diyor. Yani ’19 Mayıs’ta Atatürk çıktığı zaman millet yoktu’ diyor. Oysa milletin ruhu oradaydı. 19 Mayıs ile takıntıları buradan başlıyor..” Dedi.


Emekli İntibak Yasa’sında gördük ki; dağ fare doğurdu

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.Vural, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, intibak düzenlemesini eleştirdi.

Emeklilerin yalnızca yüzde 30′unu ilgilendiren bu düzenlemenin söz konusu kesimin ihtiyacına cevap vermediğini savunan Vural, Hükümetin amacının ”durumu kurtarmak” olduğunu ileri sürdü. Vural, emeklilerin gerçek manada intibak istediğini, büyümeden kendilerine düşen payı beklediklerini ifade etti. Emekliler için getirilen intibak yasasını “ucube” olarak nitelendiren “Böyle intibak yasasına kargalar güler” diyen Vural şunları söyledi: “Sadece emeklilerin yüzde 30’ını ilgilendiriyor. 2013 yılından sonra ödenecek. Milletle, emeklilerle dalga geçiyorlar. 4 yıldır intibak yasasını getirecekler. Ama dağ fare doğurdu. İntibak yasasının emeklilerin durumu, intibakı ile alakası olmadığı açık seçik ortaya çıktı. Hükümet durumu kurtarmak istiyor. Lafla peynir gemisi yürümez, emeklini ekmek teknesi hiç yürümez. Emekliler gerçek manada intibak istiyor. Yüzde 9 büyüme varsa emeklileri de yüzde 9 büyütecek irade ortaya konulmalı.” Dedi.


Milletimizin egemenliğine sahip çıkma iradesi olan 19 Mayıs anlamsızlaştırılmak isteniyor

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara değindi MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 19 Mayıs törenlerinin öğrencilerin üşümelerinin gerekçe gösterilerek iptal edilmesini eleştirdi. Vural, “Bunlara göre orada üşüyorlar. Senin bakanlarını, Başbakan’ını karşılamak için ilkokul çocukları sokaklara yığıldıkları zaman üşümüyorlar mı” dedi.

Oktay Vural, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Mayıs’ın nasıl kutlanacağına ilişkin yeni genelgesine tepki gösterdi. Vural, şöyle konuştu

‘Öğreniyoruz ki Milli Eğitim Bakanı, 19 Mayıs kutlamalarından vazgeçiyor. Adama bak sen kimsin İnsanın tüyleri diken diken oluyor. 19 Mayıs’tan bu ülkeyi işgal etmek isteyenler rahatsız olur da Ömer Dinçer sen neden rahatsızsın Efendim ‘üşüyorlarmış.’ Şu gerekçelere bakın! Milleti bu adam aptal yerine koyuyor, hakaret ediyor. Asıl amaçları Cumhuriyet ile hesaplaşmak. Eskiden fiili işgal vardı bugün de zihinsel olarak işgal etmek isteniyor. Bu yapılan 19 Mayıs ruhunu ortadan kaldırmaktır Bunlar İzmir’i yönetebilir mi 19 Mayıs ruhunu bilmeyen adamın İzmir’i yönetmesi hak mıdır, reva mıdır 23 Nisan da gidecek. Daha sonra bunlar Kurban Bayramı’nı da iptal ederler. Bunlar Türkiye’nin milli ve manevi değerlerini ortadan kaldırmak istiyorlar. Cumhuriyet kurulurken savaşan çocuklar üşümüyor muydu Adam gibi de ki, ‘şöyle kutlanmasını istiyorum.’ Niye millet üşüyor diyorsun Milleti niye alet ediyorsun Ayağında çamurlu postalı, yiyeceği olmayanların yürüttüğü bir Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcını, anlamsız bir şeye dönüştürmeye çalışıyor. Hüseyin Çelik neydi ki bu ne olsun Bunlara göre orada üşüyorlar. Senin bakanlarını, Başbakan’ını karşılamak için ilkokul çocukları, sokaklara yığıldıkları zaman üşümüyorlar.

KURTULUŞ SAVAŞI’NI YAPAN İRADEYE BAŞKALDIRI

MHP Grup Başkanvekili Vural, 19 Mayıs kutlamalarının kaldırılmasının milli kurtuluş savaşını yapan iradeye bir başkaldırı olduğunu öne sürerek ‘Bu mantık öğrenciler olmasa milli eğitimi ne güzel yönetiriz mantığından öte anlam taşımıyor. Bütün milli ve manevi değerlerimizin acımasız şekilde yozlaştırıldığını görüyoruz. Sadece cumhuriyeti milli kurtuluş savaşını yapan iradeye başkaldırı var. Atatürk’e diyordur ki herhalde ‘ne diye çıktın ya Samsun’a.’ Bu zihniyet, milli egemenliği tesis eden zihniyete karşı başkaldırıdır. Asıl karşı çıktığı nokta milletin egemenliği bağımsızlığıdır. Anlamsız hale bu yüzden dönüştürüyorlar dedi.

AK PARTİ VE CHP İKİ GLADYATÖR

CHP İzmir Milletvekili Vural, Ak Parti ve CHP’yi gladyatörlere benzeterek, ‘İzmir arenaya döndü. İzmir arenasında iki gladyatör AKP ve CHP, İzmirli doğramakla meşgul. İzmir’i araya sıkıştırdılar. Kırk katır mı kırk satır mı Bu tercihler arasında mecbur ve mahkum bırakılmak istenmektedir. AKP’nin İzmir’i ele geçirme planı devreye sokulmuştur. Bu plan çerçevesinde hareket ettikleri ortaya çıkmaktadır. MHP’nin yerel seçimlerde İzmir’de alternatif siyaset anlayışı olarak ortaya çıkacağını düşünüyorum dedi.

AKP SİNDİRİYOR

Vural, muhalif belediyeler üzerindeki siyasi baskıya dikkat çekerek, ‘AKP maalesef muhalif belediyelere karşı acımasız şekilde sindirme politikaları uygulamaktadır. Hangi belediyeyi alırsanız alın zihniyet bu zihniyettir. Bu zihniyeti her yerde görüyoruz. Isparta’da, Adana’da bütün bu süreçleri gördük. Baskı korku sindirme mahalli idareler üzerinde var. Ellerindeki imkanları vatandaşın tercihini değiştirmek için kullanıyorlar dedi.


AKP iktidarı baskıcı bir zihniyetle hareket etmektedir

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, iktidarın; muhalefeti, eleştirenleri korkuttuğu, sindirdiği bir dönem yaşandığını savundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ”Olması gerekeni ifade etmesi gereken siyasetçi değil yargıdır. Başbakan ‘olması gereken’ diye söylüyorsa, bu yargıya müdahaledir” dedi.  AK Parti’nin, antidemokratik uygulamalarla demokrasiyi geriye götürdüğünü ileri süren Vural, son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında oluşturulan fezleke ekseninde yapılan tartışmalarla hükümetin tutumunun ortaya çıktığını dile getirdi.

Vural, ”Sayın Başbakan’ın ‘olması gereken olmuştur’ ifadesi, doğrudan doğruya siyasal tavrın yargıya müdahil olmasıdır, yakışıksız olmuştur. Olması gerekeni ifade etmesi gereken siyasetçi değil yargıdır. Başbakan ‘olması gereken’ diye söylüyorsa, bu yargıya müdahaledir” diye konuştu.

Aydın’da referandum döneminde ”Vali ve kaymakamlar partizanca işlere bulaşmamalıdır. Devletin valisi ve kaymakamı olmalıdır” dedikleri için haklarında fezleke hazırlandığını aktaran Oktay Vural, şunları söyledi: ‘Siyasal olarak yaptığımız eleştirilerin hepsi mahkum edilmek isteniyor. Siyasi ve hukuki meşruiyetin dışına atılmak isteniyor. Bu baskı her yerde devam ediyor.

İlker Başbuğ ile ilgili ‘görev suçu değildir, özel yetkili mahkemede yargılanması gerekir’ denilmektedir. Referandum sürecinde Başbakan bir televizyon programında ‘hayır oyu kullanacakların darbeci olduğunu’ söyledi. Ben de Erdoğan hakkında kamu davası açılmasını istedim. Cumhuriyet Savcılığınca, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakan sıfatı altında ilgili televizyon programına katıldığı, iddia olunan eylemin görev sırasında ve görev dolayısıyla oluştuğu’ söylendi. Başbakan’ın bize ‘darbeci’ demesi görev sırasında ve görevinden dolayı oluşuyor, buna ne diyeceksiniz? Başbakan’ın görevi hakaret etmek mi? ‘Darbeci’ diye ikiye bölmek mi? Yargı, adil olmalıdır. Başbakan’ın insanlara ‘darbeci’ demesi Başbakan’ın görevinin gereği midir? ‘Görev sırasında ve görevden dolayı oluştuğu için Meclis soruşturması açılması lazım, Yüce Divan’a gitmesi lazım’ deniliyor. Peki eski Genelkurmay Başkanı, ‘bu görevinden dolayı değil, o zaman özel mahkemede yargılanacak.’ İşte yargının bu tip çifte standartları girmesi yargıya olan güveni azaltmaktadır.”

TBMM’de muhalefetin sesinin kısılmak, elinde bulunan denetim imkanlarının yok edilmek istendiğini savunan Vural, ”AKP’nin demokrasiyi hazmedemediği, parmak çoğunluğuyla muhalefetin sesini kısmak istediği ve bunu da önemli ölçüde parlamentoda yerine getirdiğini esefle görüyorum” dedi. Askerin sivile müdahalesini kabul etmenin mümkün olmadığını ancak sivil siyasetin darbeci bir zihniyete sahip olmasının çok daha önemsenmesi gereken bir husus olduğunu belirten Vural, ”Sivil iktidar maalesef darbeci bir zihniyete sahiptir. Tahammülü yoktur” diye konuştu.

Vural, CHP gibi dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde bir başvurularının olup olmayacağı sorusuna, ”Bizim siyasal tavırlarımız ve davranışlarımız CHP’den çok farklı. Bu konularla ilgili mücadelemizi elimizdeki bütün imkanları kullanarak sürdüreceğiz” karşılığını verdi.


  • Share |
  • Copyright © 1996-2010 Oktay Vural. All rights reserved.
    iDream theme by Templates Next | Powered by WordPress